Özlem Kumrular – Türkler ve Deniz

Ãœcretli e-kitap indir
Türkler ve Deniz Kitap Kapağı Türkler ve Deniz
Özlem Kumrular
Kitap Yayınevi
556

Bu kitapta 6-7 Ekim 2005 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde gerçekleştirilen "Türkler ve Deniz" konulu sempozyuma sunulan şu tebliğler yer alıyor: Emilio Sola Castaño/İspanyol Edebiyatında kanuni’nin Son Yılları; İdris Bostan/ Osmanlılarda Deniz Sınırı ve Karasuları Meselesi; Salih Özbaran/Osmanlılar ve Deniz; Edhem Eldem/18. Yüzyılın İkinci yarısında Doğu Akdeniz’de Osmanlı Varlığı; Zeki Arıkan/15. ve 16. Yüzyıllarda Seferihisar, Sığacık ve Korsanlık; Halil Berkray-Tosun Terzioğlu/Osmanlı Denizcilik Tarihinin Evrensel, Karşılaştırmalı ve Teorik Çerçeveleri; Alain Servantie-Giovan-Francesco Giustinian/Osmanlı Donanmasına Venedik Teknik Yardımı; Giovanni Ricci/Türkler ve Deniz; Giovanni Sereli/Terranova’nın Turgut Reis Tarafından Yağmalanması; Özlem Kumrular/Barbaros’un 1534 Seferi; Fernando Fernández Lanza/1500’de Türklerin Modon’u Kuşatması ve İşgali; Paulino Toledo/Oruç Reis’in Ölümü; Ana María Carabias Torres/İspanya’da Türklere Karşı Yapılan deniz Savaşlarıyla İlgili belgeler; Bülent Arı/Akdeniz’de Korsanlık ve Osmanlı Deniz Hukuku; Burcu Alarslan Uludaş/Osmanlı’da Sahilsaray Kullanımında Tersane Sarayı Örneklemesi; Nurcan Yazıcı/Osmanlı Devleti’nde Tersane-i Amire Mimarlıuğı ve Mimarları; Rasim Ünlü/Bahriye Divanhanesi ve Tersanenin Kuruluş Yeri Konusunda Yeni Bulgular; Gül Köksal/Tersane-i Amire’de Çağlar Boyu gemi İnşa Yerleri; Nihat Kundak/Osmanlı Minyatürlerinde Liman Kentleri; Pablo Martín Asuero/İspanyol Seyyahların Gözüyle İstanbul; Murat Koraltürk/İstanbul’da Deniz Ulaşımı; Mehmet Çelik/Türk-İslam Edebiyatında deniz İmgesi; Zeki Taştan/Halikarnas Balıkçısının Öykülerinde Deniz.

Ücretli e-kitap indir

Daniel Goffman – Osmanlı Dünyası ve Avrupa

Ãœcretli e-kitap indir
Osmanlı Dünyası ve Avrupa Kitap Kapağı Osmanlı Dünyası ve Avrupa
Daniel Goffman
Kitap Yayınevi
320

Osmanlı İmparatorluğu coğrafi olarak Avrupa kıtasının bir parçası olmasına rağmen, kültür ve dinden kaynaklandığı iddia edilen farklılıkları vurgulayan geleneksel ve Şarkiyatçı tarih anlayışları, Osmanlı ile Batı dünyası arasına kalın bir duvar örmüş, Osmanlı devletini kendine özgü bir yapı olarak yorumlamıştır. Son yıllarda bu yanlış ve yanıltıcı yorum büyük ölçüde değişti. Tarihçi Daniel Goffman bu kitapta, kuruluşundan 17. yüzyıla kadarki Osmanlı tarihini eleştirel tarihsel yaklaşımla anlatıyor. Goffman, hem erken modern dönem Avrupa ve Osmanlı dünyalarının tarihsel açıdan birbirinden ayrılamayacağını gösteriyor, hem de yeni yöntemler ışığında Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya bakan yüzünün efsanelerden arındırılmış yeni bir anlatısını sunuyor. Bu arada, belgesel temele dayanan kurgusal bir hikâyeyle, Osmanlı-Venedik ilişkilerinde önemli bir rol üstlenen devşirme Kubad Çavuş'un başından geçenleri de anlatıya dahil ediyor ve Osmanlı tarihinde eksikliği çokça hissedilen "kişisel" tarih örneklerine özgün bir katkı yapıyor. Goffman'ın kitabı, meslekten tarihçiler için eleştirel bir okuma egzersizi olmanın yanı sıra, özellikle tarihe ilgi duyan ve Osmanlı tarihi hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmayı hedefleyenler için kaçırılmaması gereken bir başlangıç niteliğinde.

Ücretli e-kitap indir

Jean Chardin – Chardin Seyahatnamesi

Ãœcretli e-kitap indir
Chardin Seyahatnamesi: İstanbul, Osmanlı Toprakları, Gürcistan, Ermenistan, İran (1671-1673) Kitap Kapağı Chardin Seyahatnamesi: İstanbul, Osmanlı Toprakları, Gürcistan, Ermenistan, İran (1671-1673)
Jean Chardin
Kitap Yayınevi
496

Chardin Seyahatnamesi 1686'da yayınlandığından bu yana seyahatname türünün klasikleri arasında yer aldı. Chardin ilk doğu yolculuğuna 1664'te çıkmış, ama bu kitabın konusunu oluşturan yolculuğu ortağı M. Raisin ile 10 Kasım 1671'de İzmir'e gitmek üzere Livorno'da buluşmalarıyla başlıyor. Yolculukları üç ülkeyi; Osmanlı imparatorluğu, Gürcistan ve İran'ı kapsıyor. Chardin Osmanlı imparatorluğu hakkında genel bir bilgi vermeyi iddia etmiyor. Buna karşılık kapitülasyonların yenilenmesi konusunda Fransız-Osmanlı müzakerelerinde Edirne'de Osmanlı Sarayında bulunmasını fırsat bilerek bu 17. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğuyla Hıristiyan Avrupa'nın ilişkileri hakkında bir genel bakış sağlıyor. Chardin'i burada özel kılan nokta olayların basit aktarımından ziyade yorumlarındadır. Seyyahların metinlerinde olduğu kadar, resmi veya gayri-resmi raporlarda şu veya bu olay kendinden geçmiş bir sultanın, hırçın bir haremağasının, tamahkâr bir vezirin veya fanatik bir müftünün kaprisleri olarak aktarılırken, Chardin, muhtemelen var olan bütün faktörlerin ötesinde üç kıtaya uzanan ve içte ve dışta son derece karmaşık sorunlarla mücadele eden gerçek bir imparatorluk politikasını ortaya çıkarmayı başarıyor. Genç sayılacak ve İstanbul'dan sadece geçmekte olan bir tüccarın döneminin kalıplaşmış fikirleri aşabilmesi çok şaşırtıcıdır. Yazarımızın Gürcistan'a dair anlattıklarının iki yönü var: fazlasıyla hareketli geçen kendi yolculuğunun ve maceralarının hikâyesi ve yakın tarihle ilgili kısa bilgiler. Bu iki yön başarıyla kimliğini muhafaza etmeye çalışan, üç güçlü komşusu; İran imparatorluğu, Osmanlı imparatorluğu ve Rus imparatorluğu arasına sıkışmış hem uysal hem de yabani bir ülkenin renkli görüntüsünü sunarak birbirini tamamlıyor. Chardin önce Erivan'dan Tebriz'e ve buradan da Isfahan'a yaptığı yolculuğun coğrafi ön bilgilerini vermiş ve metne Ermeni ve İran toplumuyla ilgili görüşlerini de serpiştirmişti. Yazar 24 Haziran 1673'de Isfahan'a varacaktır. İşlenen konular sarayla pazarlıkları ve Isfahan'a gelen büyükelçilikler aracılığıyla İran-Avrupa ilişkileridir. Chardin araştırmacı bir kişiliğe sahiptir ve yazılı İran kaynaklarını yoğun şekilde kullanmıştır. Verdiği tarihsel-coğrafi bilgilerin büyük bir kısmı, o dönemde Avrupa'da tanınmayan 14. yüzyılda yaşamış büyük İran coğrafyacısı Hamdullah Müstevfi'den geliyor.

Ücretli e-kitap indir

Alfred W. Crosby – Ateş Etmek

Ãœcretli e-kitap indir
Ateş Etmek: Tarihte Fırlatma Teknolojileri Kitap Kapağı Ateş Etmek: Tarihte Fırlatma Teknolojileri
Alfred W. Crosby
Kitap Yayınevi
198

İnsanoğlu atış ve ateş ile çevreyi belirli bir uzaklıktan değiştirebilen tek canlı türü. Bu iki yeteneğimizle tarihimizin ve dünyadaki evrimin akışını değiştirdik ve sonunda uzaya çıkmayı becerdik. Bu yetenek insanoğluna, kullandığı aletlerin boyutuyla kıyaslanması imkansız bir güç verdi. Clovis avcısı Kuzey Amerika'nın son mamutunu mızrakla; Siyonist bir fanatik, Yitzhak Rabin'i tabancayla; Wernher von Braun Londra'yı roketle vurmuştu. Benzer şekilde Usame bin Ladin'in adamları da 11 Eylül 2001'de kaçırdıkları uçaklarla New York ve Washington'da binlerce insanın ölümüne yol açtılar. Hem patlayıp hem fırlatılan şeyleri çok severiz. Bu saplantımız kendini daha masum bir biçimde düğünlerdeki havai fişek gösterilerinde belli eder. Ama, Fatih Sultan Mehmet'in dev toplarında ve 2. Dünya Savaşının atom bombasında kendini daha vahşice gösteren de aynı tutkudur. Uzaklara ateş ve korkunç gümbürtüler saçan nesneler fırlatmaya bayılırız. Fırlatıp atmak, türümüzün en ayırt edici karakteristikleri olan iki ayak üzerinde hareket etme ve alet yapma becerisinin ürünleri. Mars'ın yüzeyinde su ve dolayısıyla geçmişinde bir yaşam belirtisi olup olmadığını belirlemek amacıyla daha önce, Nisan ayında uzaya fırlatılmış olan Mars Odyssey aracı, kaderin bir dönüm noktası olan 11 Eylül 2001 tarihinde gezegene, güneşe göre saniyede 24 kilometre hızla yaklaşmaktaydı. 24 Ekim'de ilk Amerikan füzeleri Afganistan'a düşerken, araç dördüncü gezegenin yörüngesine oturmuş ve incelemelerine başlamıştı. Sonunda kendimizi gayya kuyusunda mı yoksa uzayda mı bulacağımızı kestirmek çok güç, ama bunu mutlaka ateş yağdırırken yapacağız. Elinizdeki kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde organik enerjiyle yapılan fırlatmalar, mızraklar, mızrak fırlatıcıları, oklar, mancınıklar ve arbaletlerden geçerek Rum Ateşi'ne ulaşıyoruz. Barutun keşfi ve yol açtığı gelişmeler ise ikinci bölümün konusu. Bir tarafı açık bambu kamışlarına barut doldurarak yapılan ilkel roketlerden ilk toplara, ağızdan dolma tüfek ve tabancadan, 820 kilogramlık bir mermiyi, 5 kilometrelik yükseltiye ve 14 kilometrelik menzile fırlatabilen 1914 yapımı Büyük Bertha'ya ulaşan heyecanlı yolculuk. Üçüncü bölümde ise dünya dışına ve atom altı uzaya yöneliş ele alınıyor ve bu bölüm 16 Mart 1926'da Goddard dünyanın ilk başarıyla havalanan sıvı yakıtlı roketini, Effie teyzesinin Auburn, Massachusetts'teki çiftliğinden fırlatmasıyla başlıyor. Prof. Alfred W. Crosby'nin Ekolojik Emperyalizm ve Gerçekliğin Ölçülmesi 1250-1600 adlı iki eseri daha var.

Ücretli e-kitap indir